Köşe Yazıları

SGK Primlerinin Hiç Yatırılmaması veya Eksik Yatırılması

SGK primi, çalışanların işverenleri tarafından ödenmesi gereken ve çalışanların sağlık hizmetlerinden faydalanması ve emekli olmasını düzenleyen bir tutardır.

İşverenlerin aylık olarak ödemekle yükümlü oldukları sigorta primi, her sene değişmekle beraber, bireyin almış olduğu brüt maaşa göre hesaplanmaktadır.

Günümüzde pek çok işveren, daha az vergi ödemek için işçinin maaşını düşük göstermektedir, bu da işçinin emekli olduğu zaman daha az emekli maaşı almasına neden olmaktadır. Bu şekilde yaparak işveren kar elde ettiğini düşünse de, işçinin haklı fesih nedeni doğduğu gibi, tazminat almasına ve dahi mahkemece eksik yatırılan primlerin tamamlatılmasına karar verilmektedir.

Ayrıca eksik yatan her ay için asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesi istenmesine, ayrıca brüt asgari ücretin 2 katı kadar idari para cezası uygulanır. Ayrıca eksik gün ve kazançlara ait sigorta primi tahsil edilerek gecikme zammı ve cezası ile işverenden tahsil edilir.

Bunun yanı sıra mahkemece resen veya şikayete bağlı olarak, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik yatırılması “vergi kaçakçılığı” suçuna tabi olduğundan, Vergi Usul Kanunun 359. Maddesine göre; sigorta primini eksik yatıran işveren, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği gerekçesiyle 18 aydan 3 yıla kadar hapis istemi ile yargılanır.

Hukuki Süreç Nasıl İşler

Her davada olduğu gibi bu tür işçi alacak ve hizmet tespiti davalarında da, hukuki süreci sağlıklı takip edebilmek ve herhangi bir hak mahrumiyetine uğramamak için bir avukattan yardım alınması muhakkak gereklidir.

İş Akdinin Feshi ve Kıdem Tazminatı

Sigorta priminin hiç yatırılmaması veya eksik yatırılmış olması, işçinin haklı nedenle iş akdini fesih etmesinin yolunu açar.

Noter aracılığı ile işveren şahıs veya şirkete primlerinizin yatırılmadığı veya eksik yatırıldığından sebep iş akdinizi fesih ettiğinize dair bir ihtarname göndermeniz yeterli olacaktır. İş akdini haklı nedenle fesih etmeniz tazminat almanıza vesile olur.

İşçi alacaklarında “arabuluculuk” şartı getirilmiş olup, mahkeme aşamasına geçmeden önce işçi alacaklarınız için, bağlı bulunduğunuz adliyenin Arabuluculuk Daire Başkanlığı’na başvurmanız gerekir. Ortalama 1 aylık süre içerisinde tarafınıza bir “arabulucu” atanır. Arabulucu ile çözüme ulaşamadığınız takdirde, arabulucunun dosyayı kapatmasından itibaren İş Mahkemesine başvurunuzu yapabilirsiniz. Kıdem tazminatına ilişkin davalarda zamanaşımı 10 yıldır.

Hizmet Tespit Davası

5510 Sayılı kanunun “Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk” başlıklı 23. maddesinde ise, işveren tarafından sigortaya bildirim yapılsın, yapılmasın, eğer fiilen çalışma olgusu gerçekleşmişse, işçi, sigortalı sayılmaktadır.

5510 Sayılı kanunun 86. maddesinde, “Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” hükmü yer almakta olup, hizmet tespit davaları, yasal dayanağını bu maddeden almaktadır.

Hizmet tespiti davalarına bakmakta görevli mahkeme, iş mahkemeleridir. İş mahkemesinin kurulmadığı yerlerde ise görevli mahkemeler Asliye Hukuk Mahkemeleri olup, asliye hukuk mahkemeleri, bu davalara, iş mahkemesi sıfatı ile bakacaklardır.

Hizmet tespiti davalarında husumet gerçek veya tüzel kişiye yönlendirilmeli ve SGK davaya dahil edilmelidir.

İşveren şirket ise, tüzel kişiye (şirkete) husumet yöneltilmelidir, şirketin ortaklarına dava açılması çokça rastlanılan bir hata olup, tüzel kişinin yükümlülüklerinden dolayı şahıslara gidilemeyeceği yasalarda açıktır. İşveren şahıs ise gerçek kişi olarak işverene husumet yöneltilmelidir.

Husumetin tüzel kişiye karşı değil de tüzel kişiliği bulunmayan şubesine veya başka bir organına karşı dava açılması sıkça yapılan yanlışlıklardan olup, bu halde davanın hemen husumetten reddine gidilmemeli, HMK. 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle, tüzel kişiliğe husumet yöneltmesi için mehil verilmeli, husumet yöneltildikten sonra, yargılamaya devam edilmelidir.

Gerçek kişi işveren vefat etmişse mirasçılarına husumet yöneltilmelidir. Mirasçıları mirası reddetmiş olsalar bile, mirası reddeden mirasçılar yönünden tespit hükmü kurulması mümkün olup, bu nedenle tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekir.

Asıl alt işverenlik konusuna değinmek gerekirse; sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, 506 ve 5510 sayılı kanunların işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işveren de sorumludur.

Bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişiye aracı denilmektedir. Kanun koyucunun asıl işvereni bu kanun bakımından söz konusu çalışma ilişkisi çerçevesinde, alt işverenin işçilerine karşı olan bütün ödevlerinden sorumlu tutulmasındaki gaye, gerek sigortalıların, gerekse sigortalılara verilecek sosyal güvenlik haklarını uygulayan Sosyal Sigortalar Kurumu‘nun hak ve alacaklarını güvenceye almaktır.

Aracının asıl işverenden bir bölüm iş alması ve bu işte kendi adına sigortalı çalıştırması, aracı kavramının belirleyici özelliğini oluşturmaktadır. Asıl işverenle, aracı arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin önemi yoktur. Önemli olan yön, asıl işverene ait işin aracı tarafından yapımının sağlanmasıdır.

İşyerinin devri halinde; müşterek sorumluluk esası gereği devreden ve devralan işverenlere birlikte dava açılmalıdır.

Dava dahilinde ilgili tanık, bilgi ve belgeler delil olarak dikkate alınır, dava sonucunda işçinin eksik veya hiç yatırılmayan primleri tamamlatılır.

Davaya dahil dilen SGK tarafından tespit edilip, maliyece işverene gerekli idari para cezaları kesilir. Bunun yanı sıra geçmişe dönük beyannameler düzeltilmek zorunda kalınır ki, bu da ayrıca cezaları beraberinde getirir. Ve dahi beyannamelerin düzeltilmesi için muhasebeciye ayrıca bedel ödenir.

Örneğin; 7 senedir çalışan ve 3500 TL. maaş alan bir işçinin maaşının asgari ücretten gösterilmesi ortalama olarak işverene 300.000 TL gibi bir ceza ve masrafa neden olacaktır.

Saygılarımla..

SGK Primlerinin Hiç Yatırılmaması veya Eksik Yatırılması
4.9 (98.11%) 95 oy verildi

Reklam
Etiketler
eksik prim iş hukuku işçi hakları prim yatırmamak sercan öztürk sgk

Sercan Öztürk

2010 yılından beri çeşitli firmalar ve siyasi partilerde ticari ve hukuki danışmanlık yapmış, STK'larda yöneticilik görevlerinde bulunmuş olup halen özel sektörde serbest danışmanlık yapmaktadır. Sorularınız için; sercanozturk144@gmail.com, +90 541 246 50 19

Kim ne demiş?

avatar
  Takibe al  
Bildir
Başa dön tuşu
Kapalı