Yazılar

Neden Krizdeyim? (Krizden Nasıl Çıkarım 1. Bölüm)

Reklam

Krizden Nasıl Çıkarım?” yazı dizimizin ilk bölümü olan “Neden Krizdeyim?”başlığını kendi lisanımızca incelemeye başlayalım.

Neden Krizdeyim?

Bilgi, Tecrübe, İş Gücü…

Hepimizin bildiği gibi sektörümüz çok genç bir sektör. En büyük eksikliğimiz de güvenlik teknolojileri alanında doğrudan lisans eğitimi veren bir kuruluşun olmayışı. Bu nedenledir ki; sektörün yönetimsel tecrübe ortalaması 50, satış-pazarlama tecrübe ortalaması 35 ve uygulama tecrübe ortalaması 25 yaş seviyelerindedir.

Sektörel tecrübe, uzman bir eğitim kuruluşundan edinimle değil; genellikle alaylı olarak tabir edilen usta çırak ilişkisi ile devam etmektedir. Bu sebeple, sektörde başrol oynayan kurulum firmaları, genellikle ticari kaygı taşıyan firma personellerinin, ticari amaç taşıyan eğitimleri ile hayatlarına devam etmektedir. Bu yaklaşım da genellikle firmaları branş üzerine uzmanlaşmaktan alıkoyup belirli bir ürün grubu üzerinde uzmanlaşmaya itmektedir. Dolayısı ile firmaları başarısızlığa sürükleyen ilk faktör; sektörel bilgi eksikliğidir. Eksik bilgi ile edinilen kötü tecrübeler de, ne yazık ki iş gücünün verimsiz kullanılmasına veya nitelikli işgücünün organizasyon dışına kaçmasına sebep olmaktadır. Dolayısı ile firmalar bilgi eksikliklerini gidermeli, saha tecrübelerini kayıt altına almalı ve nitelikli iş gücüne sahip olmaya yönelmelidir.

Bunu basit bir örnekle açıklayalım. Dünyanın en iyi alarm panelini, en iyi dedektörlerle, en iyi teknisyeninize verin. Eğer bu panele bölge başına bağlanması gereken dedektör miktarını ve bu detektörlere çekilecek kablo direncine göre gerilim düşümünü ön görebilecek tecrübeye sahip değilseniz, başarılı bir uygulama yapmanız tamamen şans eseri olacaktır.

Öğrenilmiş Çaresizlik

Kavram, Martin E. P. Seligman’ın 1960 yılında öğrenme ve korku arasındaki ilişkiyi incelerken Ivan Pavlov’un klasik koşullanma deneyinden yola çıkarak incelenip ortaya konmaya başlanmıştır.

Martin Seligman’ın deneyleri ve öğrenilmiş çaresizlik teorisi, 1967 yılında Pennsylvania Üniversitesi‘nde, depresyona olan ilgisiyle birlikte ve bunun bir alt kolu olarak incelenmeye başlandı. Seligman ve meslektaşları, köpeklerle başladıkları deneylerde, ilk fazda hoş olmayan bir durumdan kaçma seçeneği verilmeyen köpeklerin, çaresizliğe şartlandıklarını, deneyin ikinci fazında hoş olmayan bir durumdan kaçma seçeneği verildiğinde de bu fırsatları kullanmadıklarını gördüler. Bu deneyler daha sonraları; kediler, fareler ve balıklar ile sürdürülerek benzer sonuçlar elde edildi.

İnsanların bilişsel yeteneklerinin ve olayları yorumlama yeteneklerinin farklı olmaları nedeniyle, hayvanlarla aynı koşullandırmalara tabi olmayabilecekleri düşüncesiyle benzer çalışmalar insan deneklerle gerçekleştirildi. İlk olarak Japon asıllı Amerikalı bilim adamı Donald Hiroto, insanlarda da benzer koşullar altında deneyler yaptı ve yine benzer sonuçlara ulaşarak insanlarda öğrenilmiş çaresizlik olgusunu kanıtladı.

Son dönemlerde en çok gözüme takılan konu; sosyal medyada ilgili gruplardan herhangi birinin “Ustalar!!! Bende işler çok kötü. Sizde nasıl?”diye başlayan bir paylaşıma gelen yüzlerce yorum. Peki hiç düşündünüz mü? Geriye kalan binlerce kişide durum nasıl? !!!

Özellikle küçük ölçekli, son kullanıcılara hizmet veren firmalarımız, maalesef sosyal medya üzerinden birbirlerini demotive etmekte ve kötü bir etkileşim zincirine sebep olmaktadır.

Halbuki, kriz dönemlerinde moral doğru yola odaklanabilmek için en önemli etkendir. Size sürekli piyasanın kötülüğünden bahseden ve işlerin yolunda gitmemesini bu sebeplere bağlayan insanların yarattığı etki, öğrenilmiş çaresizlikten başka bir şey değildir.

Şimdi tüm bu bahaneleri bir kenara bırakıp, gerçekten “Neden?”sorusunu kendimize sorma vaktidir. Şayet bu soruya dürüstçe ve tüm cesaretinizle cevap verirseniz, aşağıdaki nedenlere ulaşacaksınız.

  1. Uygun olanı değil, en ucuz ürünü kullanmaya zorlayan müşterilere karşı duramamak ve ticari kaygılar sebebi ile kaliteyi düşürmek.
  2. Kaliteli işgücü yerine ucuz teknik personel istihdamı. Çoğu zaman kaliteli personelleri mutlu edemeyen firmalar da, sonuç olarak kalitesiz bir uygulama yapılmasına sebebiyet vermektedir.
  3. Teklif üretebilmekteki bilgi ve tecrübe eksiklikleri.
  4. Yanlış keşif ve projelendirme yapmak.
  5. Satış kapama sürecinde ödemelerin katı ve açık bir şekilde ortaya konulmaması.
  6. Mesleki yetersizlik ve daha da önemlisi bu durumun farkında olmamak.
  7. Yıllık bütçe ve planlamanın doğru yapılmaması ya da hiç yapmamak.
  8. Ürün çeşitliliğini artırmamak ve tek bir ürün grubuna yoğunlaşmak.
  9. Müşteri memnuniyetsizlikleri nedeni ile mevcut müşteriye yeni satış yollarının kapanması.
  10. Müşteri segmentasyonu ve pazarlama çalışmalarına önem vermemek.

Ve yazı dizimizin devamında değineceğimiz birçok neden…

Değerli okurlarımız;

Evet, günümüz Türkiye’sinde işlerimizi kolaylıkla yoluna sokmanın kısa vadede mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. Ancak; unutmayınız ki imkansız değil! Şimdi yazı dizimizin bir sonraki bölümüne kadar kısa bir çalışma yapacağız.

Öncelikle mevcut tüm bağlantılarımızı kayıt altına alacağız ve kısa aramalarla kendimizi hatırlatacağız. Dileyen okurlarımız linkteki tabloyu indirerek tüm müşterilerini ve kontaklarını bu tabloya kaydedebilirler.

Ödevini yapmayan okurlarımız bir sonraki bölüme lütfen geçmesinler. 🙂

Saygılarımla

Yazı dizimizin bir sonraki konusu “Şirket Yönetiminde Bütçe Yaklaşımı” çok yakında sizlerle.

Reklam
Etiketler
bahadır acar ekonomik kriz güvenlik sektörü iş yönetimi krizden nasıl çıkarım krizden nasıl kurtulurum neden krizdeyim

Bahadır Acar

Batu Savunma A.Ş. Kurucu ortağı ve genel müdürü sayın Bahadır Acar, 22 yıllık sektör tecrübesi ile birlikte bizlere ışık tutuyor.

12
Kim ne demiş?

avatar
8 Yorum Sayısı
4 Cevap Sayısı
0 Takipçiler
 
En çok puan alan
İlgi çeken yorum
  Takibe al  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
kemal çetin
Ziyaretçi
kemal çetin

devamını bekliyorum

Kadir Ali Özbey
Ziyaretçi
Kadir Ali Özbey

Kaleminize sağlık Bahadır Bey. Özellikle öğrenilmiş gerçeklik kuramını öğrendiğim için çok memnunum. Diğer yazılarınızı merakla bekleyeceğim.

Volkan Bahadır
Ziyaretçi
Volkan Bahadır

Elinize, emeğinize sağlık Bahadır Bey. Tahmin ettiğim gibi faydalı olabilecek bir makale. Teşekkür eder, devamını beklerim.

Murat ÖZMEN
Ziyaretçi
Murat ÖZMEN

Kaleminize sağlık, çok güzel yazmissiniz.

Serkan
Ziyaretçi
Serkan

Guzel bir yazı tebrik ederim

Adil KAYA
Ziyaretçi

Çok güzel bir yazı olmuş,kaleminize sağlık ama ben hala krizdeyim…. 😀

Erdem Çınar
Ziyaretçi
Erdem Çınar

Ben de işler yavaşladığından beri bir planlama yapmaya çalışıyordum yazınızın devamını merakla bekliyorum

Umut
Ziyaretçi
Umut

Bahadır Bey çok güzel bir anlatım olmuş. Katılıyorum kriz ortamına takılı kalmamak her durumda ne yapabileceğimizi değerlendirmemiz lazım. Ancak görüyorsunuz ki gündem bizi rahat bırakmıyor maalesef. Tam bir şeye karar veriyoruz ve uygulamaya koyuyoruz. Henüz yolun başındayken başka bir engel çıkıyor ve her şeyi alt üst ediyor. Bu konuda tavsiyeniz nedir?

Başa dön tuşu
Kapalı