Köşe Yazıları

Korna Bir Enstrüman Değildir

Benimle benzer yaşta olanlar hak verecektir… Ülkemizde çocukların, gençlerin sanata yönlendirilmesi konusu eskiden beri çok ihmal edildi. Bu nedenden olacak ki milletimiz korna çalarak bu eksiğini kapatmayı şiar edinmiştir.

Ülkemizdeki kadar korna çalınmaz tabelasını, gezdiğim hiç bir ülkede görmüş değilim. Çünkü gerek yok. Adamlar çok hayati bir konu olmadıkça korna çalmıyor.

Bizde sebep çok;

Sevdiği bir şarkıya ritim tutmak için,
Arka sokakta yürüyen olası bir potansiyel dolmuş yolcusunu kapmak için,
Selamlaşmak, şakalaşmak, meydan okumak, hatta küfür etmek için,
Yol istemek ve aldıktan sonra teşekkür etmek için çalarız kornayı.

Üreticisi bizdeki hevesi bilse arabalara piyano koyardı herhalde.

Korna severlerin araçlarını gözlemleyin… Direksiyonlarda kornaya basılan yerler 2-3 yılda ezilmiş ve parlamış bir hale gelir ama sinyal koluna bakın. İlk günkü gibi…. Hiç el değmemiş. Kornayla her işi çözen memleketim insanı başka bir ekipmana ihtiyaç duymaz. 🙂

Artık acı gerçeği kabul etmek zamanı. Korna bir enstrüman değildir.

Arabaya binerken taşıdığımız duyguları, arabanın içine almamalıyız. Evden keyifli çıkmamış, ofiste bizi bekleyen sorunlardan bunalmış yada daha farklı bir nedenle moralsiz olabiliriz ama bu durum bizi, korna ile yaşar duruma getirmemeli.

Eskiden taksiciler trafik sıkıştığında korna çalıp etrafı rahatsız etmemek için, kollarını camdan çıkartıp elleriyle kapıya vururlarmış. Arkadaş, yıllar geçtikçe gelişmek yerine geriliyoruz. Nasıl bu kadar depresif bir hale geldik?…

Bir de sarı ışık fenomenleri var aramızda. Onlar da korna sever grupta. Bu grubu, özel olarak ele alıp bir sonraki yazıda paylaşacağım.

Bir önerim var… Arabaya bir kumbara koyun. Her korna çaldığınızda 1 TL atın içine. Hem ne kadar korna sevdiğinizi ölçün, hem de böyle böyle kurtulalım bu dertten. Göreceksiniz korna sesi azaldıkça huzurumuz artacak. Zaten bizim önümüzde onlarca araba dururken, bizim kornayı duyan olmuyor. Boşa germeyelim birbirimizi.

Bir de yayaya korna çalanlar var. Adamı kornasız yakalamışken adama yürümek yakışıyor mu hiç? Çok içini sıktıysa selektör yap geç, efendilik sende kalsın.

Diyoruz ya esas olan içimizdeki trafik. Önce onu çözeceğiz. Kızgınlık, üretildiği kadar arz edilebilen bir ürün değil. Kısmi bir arz olsa da çoğu içerde kalıyor. Emin olun kendimizi yıpratmaya gerek yok.

Arabaya binerken amaç neyse bunu unutmadan yola koyulmak lazım.

Yola koyulmak derken….

Kornasız günlerde görüşmek ümidiyle…

Korna Bir Enstrüman Değildir
4.6 (92%) 15 oy verildi

Reklam
Etiketler
alp aktuğ korna çalmak

Alp Aktuğ

Elektronik kulvarında alışılagelmiş bir eğitimi tamamladıktan sonra hızla çalışma hayatına atıldı. Özel TV kanallarında; teknik yöneticilik, reklamcılık, perakende gibi birçok branşta çalıştıktan sonra "Trafik & Otopark" sektörüne demir attı. 25 yıldır hizmet verdiği sektörde 300’ün üzerinde projeye imza attı. Avusturya orjinli SKIDATA firmasına da uzun süre Türkiye ve bölge ülkelerde genel danışmanlık hizmeti verdi. Sabiha Gökçen Havalimanı, Piyalepaşa, Akasya, Mall of İstanbul, Vadi İstanbul, Metropol İstanbul gibi birçok büyük projede; tasarım, danışmanlık, otomasyon sistem uygulama ve işletme konularında hizmet vermeye devam etmektedir. İrtibat için, alpaktug@gmail.com

1
Kim ne demiş?

avatar
1 Yorum Sayısı
0 Cevap Sayısı
0 Takipçiler
 
En çok puan alan
İlgi çeken yorum
  Takibe al  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Can
Ziyaretçi
Can

Keyifle okudum… Bir ufak ekleme yapmak istedim ki; bir kısım da, ‘ifade özgürlüğü’ kavramını duymuş, ancak ifade etmekten yoksun kişilerin kendi aralarında geliştirdikleri bir dildir ‘korna’ :))

Başa dön tuşu
Kapalı