NetworkYazılar

Ağ Güvenliğinde SaaS’ın Rolü

Reklam Milestone

Bulut tabanlı ağ güvenliği çözümleri gittikçe yaygınlaşıyor.

Bir tarafta, giderek artan siber güvenlik tartışması, şirketleri acil olarak  harekete geçmeye zorluyor. Diğer tarafta ise Hizmet Olarak Yazılım (SaaS), oldukça rağbet görerek “büyük veri’’nin ardından popülaritesini artırmaya devam ediyor.

İşletmeler, şartlar ne olursa olsun verilerini ve varlıklarını korumak söz konusu olduğunda bulut tabanlı ağ güvenlik çözümlerine, sunduğu esneklik ve maliyet avantajı gibi artılar nedeniyle er ya da geç geçiş yapacak gibi görünüyor.

Bulut çözümleri zaman, bütçe ve sınırlı istihdam kaynakları nedeniyle özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için ideal bir seçenek. Günümüzde küçük işletmelerin sadece çok azı, verilerini ve bilgi işlem ağlarını etkili bir şekilde güvenlik normlarına uygun olarak yönetebilmektedir.

Bir SaaS çözümünü (Hizmet Olarak Yazılım) seçmek, küçük işletmelerin BT ekiplerinin işgücünü de oldukça azaltır. SaaS mantığı ile hizmet almak, uygun maliyetlerle en yeni teknolojileri bünyesinde barındıran çözümler ile kurumlarını siber ataklara karşı korumalarına olanak tanıdığı gibi siber suçluları da kendi ağlarından uzak tutar.

Gelişmiş Tehdit Koruması

Siber savaş ve yapay zeka destekli siber ataklar karşısında sınırlı kaynaklara sahip işletmeler çoğu zaman savunmasız kalıyor.

Büyük” ölçekli işletmelerin siber savaşta kayıpları elbette çok daha “büyük”. Ancak SaaS, siber tehditlere karşıküçük” işletmelere “büyük” fayda sağlayabiliyor.

Büyük verinin (Big Data) her geçen gün hacminin artması yapay zeka uygulamalarının ivme kazanması aslında büyük küçük her ölçekten şirketi bulut çözümlerine yöneltiyor çünkü hiç olmadığı kadar çok karmaşık yapıya bürünen siber ataklara karşı geleneksel güvenlik çözümleri artık yeterli gelmiyor. Bu nedenle hem Türkiye’de hem de dünyada Gelişmiş Tehdit Koruması olarak anılan (ATP) çözümlerine ilgi artıyor.

Ağlarda gerçek zamanlı koruma, tehdit izleme ve önleme, sandboxing gibi artıları bulunan ATP çözümleri 2019 yılında oldukça rağbet gördü. Bizler de bu trendin artacağını öngörüyoruz.

ATP çözümlerinde bulunan korumalı alan Sandboxing desteği işletmeleri “bilinmeyen tehditlere” karşı korur.
Türkçe’de “Kum Havuzu” olarak adlandırılan Sandbox, sıkı kontrol ve izin mekanizmaları uygulanarak şüpheli bir programın veya dosyanın üzerinde çalıştığı sisteme herhangi bir hasar vermeden veya zararlı yazılım bulaştırmadan denenebildiği ortamdır.

Bilgisayar korsanları, bilgisayarınıza sızmak ve virüs bulaştırmak için yazılım, dosya ve web sitelerinden yararlanırlar. İşte tam da bu aşamada Sandboxing yalıtılmış, güvenli sanal ortamda uygulamaları çalıştırmanıza, dosya indirmenize ve web sitelerini ziyaret etmenize olanak tanır. Bu şekilde, bilmediğimiz tehditler, herhangi bir soruna neden olmadan filtrelenebilir ve izole edilebilir.

Sandbox desteği ile şirketlerin veri güvenliği en uç noktaya taşınabilir. Yeni nesil bir güvenlik mekanizması olarak değerlendirilen Sandbox geleneksel güvenlik sistemlerinin tespit etmekte başarısız kaldığı tehditleri analiz eder ve gerekli aksiyonları alır. Tespiti zor olan, geleneksel saldırı engelleme sistemlerini atlatabilen ve “Sıfırıncı Gün” (Zeroday) zafiyetlerini istismar eden gelişmiş atakları saptamakta etkili olan Sandbox desteği Gelişmiş Tehdit Koruması sistemlerinin de önemli bir bileşeni haline geldi. Gelişmiş Tehdit Yönetimi sistemlerinin, başlıca savunma mekanizmaları arasında kritik veriye ulaşılmadan saldırının erken tespiti, saptanan tehditlere karşı hızlı savunma/müdahale ve aynı zamanda tehditlerin etkisini azaltmak gibi özellikler Sandbox desteğinin artıları arasında yer alır. Öte yandan Sandbox desteği saldırı gerçekleşmesi durumunda zararın yüksek olmasını önlemek için gerçek zamanlı izleme sağlar.

Kontrolü Bırakarak Kontrolü Ele Alın

İşletmeler yapıları gereği; maalesef siber saldırılara karşı güçlü müttefiklerden yoksundur. Oysa bu gerçeği değiştirmek, –kontrolü bırakarak kontrolü ele almak– mümkün olabilir!

Bulut ve SaaS çözümleri bu noktada anahtar kelimedir.

Bir diğer anahtar kelime ise “kontrol’’dür.

Siber tehditler evrilirken ve dokusu değişirken klasik güvenlik duvarlarına güvenmek yerine ATP ve sanal alan desteği sunan SaaS çözümlerini tercih etmek kurumlara gerçek zamanlı koruma ve “kontrol” sağlayabilir.

Bulut tabanlı analiz ve raporlama çözümleri, kurumlar için bulut üzerinde gizli ve sessiz bir şekilde çalışır,  tehditleri saptar, merkezi bir yapıda alınacak tüm önlemleri otomatik olarak alır.

Futureproofing – Geleceğe Uyumlu Teknoloji

Şimdi burada bir diğer konu; işletmeler için bulut tabanlı ağ güvenliği çözümlerinin güvenilirliğini araştırmak değil, hangi sağlayıcıya inanacağını ve hangi firmadan destek alacağına karar vermektir.

Verimlilik’’, “siber güvenlik’’ ve “geleceğe uyumlu teknoloji’’ yeni yılda bebek adımları ile yol alan küçük ve orta ölçekli işletmelerin ise üzerinde durduğu parametrelerdir.

Dünya yeniden şekilleniyor, rekabet her geçen gün daha da artıyor. Kurumlar bu yeni dijital dünyaya uyum sağlamaya çalışıyor. Ortak ve güvenebileceği bir partner ile el ele uyum içinde çalışmak ise bir hayli önemli hale geliyor.

Reklam
Etiketler
ağ güvenliği bulut teknolojisi geleceğe uyumlu teknoloji gelişmiş tehdit koruma kerem kırkıç saas sandboxing siber güvenlik tap zyxel

Kerem Kirkic

Network sektöründe 10 yıldan fazla tecrübesi bulunan Kerem Kirkic; Vitel, Teknotel ve Avea firmalarında Müşteri Destek, Operasyon, Planlama, Mimari Tasarım ve Ürün Gruplarında çalışmıştır. LAN/WAN tasarımı, MPLS tasarımı, 4G şebekelerinde ağ güvenliği, kablosuz ağlar gibi bir çok farklı alanda çok sayıda projede teknik lider olarak görev yapmıştır. İTÜ Elektronik-Haberleşme Mühendisliği ve Koç üniversitesi Executive MBA mezunu olan Kerem Kirkic Zyxel’de Presales Engineer olarak çalışmaktadır.

Kim ne demiş?

avatar
  Takibe al  
Bildir
Başa dön tuşu
Kapalı
X